Karayolu ile Yunanistan

Yaz geliyor; istikamet her zaman olduğu gibi Yunanistan. Ege sahillerinden feribot ile ulaşım mümkün olmakla birlikte karayolu ile de kuzey ege sahillerine gitmek de bir seçenek.

Öncelikle bu seyahat için size ne gerekli olacak bunların üzerinden geçelim. Karayolu ile Yunanistan seyahati için Schengen Vizesi kesinlikle gereklidir. Yunan adalarının bazılarında uygulanan kapıda vize uygulaması karayolu ile yapacağınız yolculukta mümkün değil maalesef. Kalacağınız süre ile uyumlu Schengen vizesi olması gerekiyor. Vize alırken; genellikle uçak rezervasyonu talep edildiğinden ve uçak biletiniz olmadığından; vize talep mektubunda araç ile seyahat edeceğinizi belirtmeli ve aracın ruhsat fotokopisini de vize başvuru evraklarınıza eklemelisiniz.

Vizeyi aldınız; yolculuk edecek olduğunuz araç sizin değil ise aracın ruhsat sahibinden vekaletname almanız gerekiyor. Vekaletnamede aracın plakası belirtilerek araç sahibi tarafından aracın yurt dışında tarafınızca kullanılabileceğine ilişkin bilgilerin yer alması gerekiyor.

Araç sizin olsun olmasın, yurt dışında geçerli araç sigortası yaptırmanız gerekiyor. Yeşilkart diye geçen sigorta turing ofislerinden yaptırılabilir.

Sigortanın amacı yurt dışında olası bir kazada karşı tarafı korumaya yönelik olduğundan sınır kapısında mutlaka talep ediliyor. Sigortayı herhangi bir turing ofisinden yaptırabilirsiniz. Sigorta ücretleri İstanbul’da ve İpsala’da kredi kartıyla ödenebiliyor. Sigorta için araç ruhsatı ve zorunlu mali mesuliyet sigortası fotokopisi ile başvuru yapılması gerekiyor. Turing ofisleri güzel çalışıyor; sorun yaşamadan kısa sürede sigortayı yaptırmış olursunuz, gözünüzde büyümesin.

Yurtdışında araç kullanımı için bazı ülkelerde kendi ehliyetiniz yeterli olurken (misal Birleşik Krallık) çoğu ülkede uluslararası ehliyet zorunlu.

Ehliyetinizi yenileyerek yeni nesil ehliyetlere geçtiyseniz bu problem ortadan kalkıyor, fakat yeni ehliyetiniz yok ve değiştirmek için de zamanınız daraldıysa (Mayıs 2017 itibari ile İstanbul içinde ilçe emniyet müdürlüklerinin çoğu ehliyet yenilemesi için randevuları en az bir ay sonraya veriyor) yine turing ofislerinden beynelmilel sürücü belgenizi alabilirsiniz. Yanınızda kendi ehliyetiniz ve 2 adet fotoğraf olması yeterli olacaktır.

Yurt dışına karayolu ile çıkışlar da dahil olmak üzere harç puluna ihtiyacınız var. Harcı bankalardan ödeyebilirsiniz ya da İpsala’da bulunan Maliye veznesinden de temin edebilirsiniz.

Vizeniz, aracınız, ehliyetiniz hazır artık tek yapmanız gereken yolculuğunuzu olabildiğince erken saatlerde İpsala’da olabilecek şekilde organize etmek. Tatil günleri olsun olmasın İpsala öğleden sonra her zaman biraz yoğun oluyor, erken gitmekte fayda var.

İpsala’dan tüm geçiş boyunca aracınızdan inmeye gerek yok. Önce pasaport kontrolü, sonra gümrük kontrolüne giriyorsunuz; son gördüğünüz kişi sınır birliklerinde nöbet tutan askerler onlara da selam verip o ünlü Meriç üzerinden geçen köprüye doğru devam ediyorsunuz. İlk geçtiğimizde şaşırmıştık birden fazla köprü var ve fakat sonuncusu ünlü olanı; yarısı kırmızı-beyaz yarısı mavi beyaz boyanmış. Komşu askerlere de bir selam verdikten sonra Yunanistan sınırlarına girmiş oluyorsunuz. Yunanistan’da yine aracınızdan inmeden pasaport ve ehliyet kontrolü yapılıyor. Ve maalesef biraz yavaş yapılıyor. Bunu da geçtikten sonra artık istediğiniz yere gidebilirsiniz.

Dönüş ile ilgili birkaç bilgi vermekte fayda var; dönüşte yine önce Yunanistan sonra Türkiye pasaport kontrolüne giriyorsunuz. Gümrüğe tabi bir alışveriş yaptıysanız gümrük kontrolü için ayrıca bir sıra oluyor.

Peki neden karayolu ile gidelim? Öncelikle yolculuk daha eğlenceli. Yolun sonu değil de yolculuğun kendisi ile ilgilenenler için karayolu güzel bir seçenek. Kaldı ki Yunanistan’in kuzey ege kıyısı için mesafeler nispeten kısa. 5-6 saatlik bir yolculukla pek çok güzel lokasyona varabilirsiniz.

Karayolu yolculuğu biraz da eğlencesini esnekliğine borçlu; hiçbir tarifeye, saate, konuma bağlı kalmaksızın yer değiştirmeniz çok kolay. Beğenmediğiniz yerden hemen uzaklaşabilir, son anda karar verdiğiniz bir yere hemen gidebilirsiniz. Kontrol tamamen paşa gönlünüzde.

Kuzey egenin en güzel yönü de güneydeki popüler lokasyonlarda göre oldukça sakin, pek çok yerde önceden rezervasyon yapmadan kolayca konaklama için yer bulabilirsiniz. Ya da nasıl olsa arabamız var diyerek bagaja çadırları da atabilirsiniz.

Tüm Yunanistan’da olduğu gibi kuzey egede de mesafeler kısa fakat yolların fazlasıyla virajlı olması yolculukları toplu taşıma ile oldukça yorucu hale getiriyor. Kaldı ki; toplu taşıma sefer ve güzergahları da oldukça yetersiz. Yetersiz değil, neredeyse yok. Bu nedenle genellikle bir iki yere bağlı kalarak tatili tamamlamak zorunda kalabilirsiniz. Araç yine bu konuda esneklik sağlıyor; gidilen lokasyona göre yakında yer alan pek çok yere gidebilirsiniz. Baştan başa bir adayı tüm güzellikleri ile görüp keyfini çıkarabilirsiniz.

Orange Beach — Halkidiki

Kuzey ege sakin demiştim, sakinliği ile doğru orantıda da makul fiyatlarla karşılaşacaksınız. Misal 4 kişi muhteşem bir deniz kenarında taze balıkları tüketip ahtapot salatası ev yapımı şaraplar vs mükellef bir akşam yemeği yediniz. Ortalama 120 € civarında bir hesap ödeyeceksiniz. Öyle çok ucuz değil tabi ki ama yine de tatil yörelerine göre fazlasıyla makul. Ya da çok güzel bir plaja gittiniz; çok popüler yerler hariç olmak üzere 2 şezlong bir şemsiyeye ortalama 5–10 € aradı bir ücret ödüyorsunuz. Çoğu yerde bu fiyatın içine birer soğuk içki de dahil oluyor. Türkiye’de tatil yaparak parasıyla rezil olmak istemeyenler için epey hesaplı.

Yunanistan’in bir güzelliği de insanlarının bizimle oldukça benzeşmesi. Bir yandan yurt dışında tatil keyfi yaparken bir yandan da sanki memleketteymiş gibi hissediyorsunuz. Tabi memlekette yerli turiste yapılan rezalet muameleye maruz kalmadan.

Sonuç olarak yurt dışında denizin tadını çıkarayım; arabam altında olsun kafama göre gezeyim diyorsanız İpsala sizi çağırıyor demektir. Peki nereye gideceksiniz? Birkaç önerim olacak; Thassos ve Sithonia yazıları yolda.